Mehmed Âkif Bey Öldü

Bir şâir-i mülhem idi Âkif, o büyük zât Âkif gibi üstâd-ı beyân geldi mi, heyhât Âdâb edebiyyât ile zıd addedilirken Feyzinle bunun zıddını sen eyledin ispât Şi‘r olmuş idi müşhir-i her fuhş-u fezâhat Şi‘rinde edeb buldu edepsiz edebiyyât Bir münbit-i şer olmuş idi hâk-ı belâgat


Bir tohm-i edeb zerk ederek eyledin inbât Türk şi‘rini, fen nazmını, âdâb-ı beyânı Âkif’le beraber alıyor âlem-i emvât Mefkûre-i İslâmı belâgatla kulûba


Telkîn edecek hâme bugün sustu mu heyhât Şi‘r ile şuuru o barıştırdı yegâne
Âkif, o yüce şâir-i kahir, o büyük zât
 Bir menkıbe-i fahr u rehâ fikr u hayâtın
 Bir âbide-i şi‘r u şehâmet Safahât’ın Ümitlere rûh, rûhlara ümit veriyordu Coşkun kaleminden taşan ulvî nefehâtın Hassâs yüreğin âlem-i İslâm’a mekarrdı Bir cevhere-i rüşd u edepti kelimâtın


Âkif, seni takdîs edemez kavl u kalemler Timsâl-ı ilâhîsi idin azm u sebâtın Bîçârelerin derdine dermânını yazdın Nûrun ile esrârını yırttın zülûmâtın


Şi‘rin elimizde, dilimizde, dilimizde


Ey şâir-i mâhir!, nerede şanlı hayatın
 Ey neyyir-i lâmi‘ batıverdin mi nihâyet Lâkin ebedî sönmeyecektir leme‘âtın Öksüz kalarak ağlayacak hâme-i irfân Billâhi kıyâmet oluyor şi‘re memâtın Tasvîr-i fecâyi‘de yegâne kalemindi Tefhîm-i dekâikte sayılmaz hidemâtın Tahkîk-i hakâikte sözün söz idi Âkif A‘lây-ı meâlîde büyüktü hem memâtın Teshîr-i kulûb etti senin sihr u beyânın

Şi‘rin ile sihrinle yayıldı hikemâtın
 Bir mürdeyi ihyâ edecek mertebe kudret

Telkîn ediverdi o bülend-i rûh kelimâtın Kudsiyyet-i agrâz ile ulviyyet-i elfâz Mevlûd-i kemâlin idi şâhid nefehâtın Bir defter-i îmân ve meâlî Safahat’ın; Allah’ına ibrâz ediver, elde berâtın Ey hârikalar mübdi’-i zî kudreti şâir Dilbeste-i şi‘rin oluyor cümle meşâir Şi’rinle senin gûş u lisanlar mütezeyyin Feyzinle zuhûr eyledi en şanlı mezâhir Tasvîr-i menâzırda ne câzipti beyânın Öldün, ebedî şimdi yetim kaldı menâzır Ey rûh-i şebâb, ma‘şer-i âtî Safahâtı

Al kalbine tak, ondadır en tatlı mefâhir
 Bir kenz-i edeb, bâg-ı behâ, mushaf-ı hikmet

Suhfunda defîndir nice kiymetli cevâhir
 Ey murg-i hayâl ufk-i tehayyülde yorulma Gelmez bu gibi âleme bir şâir-i mâhir Âkif yüreğim savme‘a-i şi‘rine

Âkif

Takdîs edecek nâmını ahfâd u evâhır
 Kãnûn-i mübînindi senin Şer‘-i Muhammed Teblîğine hâdimdi hep o şi‘r-i muhalled Öldünse de, Âkif, ebedîsin, ebedîsin


Ahlâfın unutmaz seni, billâhi, müebbed Eş‘ârın eder fikrini âlemlere iş‘âr


Âsârın olur sayt-ı cihangîrine ma‘bed “Hassân” ile sen Cennet-i a‘lâ’da gezerken Tahsîn ediyor şi‘rini her şi‘r-i mümecced


Bir şâir-i Peygamber idi Hazret-i Hassân Peygamberimin Şer‘ine sen şi‘r-i mücerred Şi‘rin ile bir şîr-i beyâbân-ı beyândın


Nârefte yolun yolcusu bir şâir-i ecled


Rabbım seni hem-bezm-i cemâl eylesin, âmîn! Tavsîfine yetmez nice bin tane mücelled Ta‘lîk edecek sînesine şi‘rini ahfâd


Her hâfıza hıfz eyleyecektir ile’l-âbâd
 (30 Şevvâl 1355)

ŞiirPacwork Operation